Bingöl X Haber

Ortadoğu

Ateşkes Hiçe Sayıldı! İsrail'den Lübnan'ın Güneyine Çok Yönlü Saldırı

İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki 4 ayrı bölgede hava ve kara saldırıları düzenledi. İlk belirlemelere göre 12 sivil yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Uluslararası toplum, ateşkesin ihlal edilmesini kınayarak taraflara itidal çağrısı yapıyor.

Serdar KAAN • 26 Ağustos 2026, 03:50 • 7 dk okuma

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bulunan 4 ayrı bölgeye eş zamanlı hava ve kara saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, taraflar arasında imzalanan ve İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngören ateşkes anlaşmasına rağmen gerçekleştirildi. İlk belirlemelere göre çok sayıda sivil yaralanırken, bölgedeki kritik altyapı tesisleri de hedef alındı.

Bugün sabah saatlerinde başlayan operasyonlar, ülkenin güneyindeki sınır beldelerini ve stratejik tepeleri kapsıyor. Görgü tanıkları, savaş uçaklarının alçak uçuşlar yaptığını ve kara birliklerinin sınır hattına yığınak yaptığını aktardı. Bu gelişme, ateşkesin sağlanmasından bu yana görülen en geniş çaplı saldırı olarak değerlendiriliyor.

Ateşkes Anlaşması ve Kademeli Çekilme Süreci

Lübnan ile İsrail arasında 2024 yılının sonunda varılan ateşkes anlaşması, çatışmaların sona erdirilmesini ve İsrail ordusunun Lübnan topraklarından kademeli olarak çekilmesini öngörüyordu. Anlaşma uyarınca Lübnan ordusu, güneydeki kontrolü uluslararası barış gücü birlikleriyle birlikte devralmayı taahhüt etmişti.

Ancak İsrail ordusu, bugüne kadar bu taahhüdünü tam olarak yerine getirmedi. Birçok kez Lübnan'ın güneyine sınırlı hava saldırıları düzenlenmiş, zaman zaman kara birlikleri de sınır hattında konuşlanmıştı. Bugünkü saldırılar ise kapsamı ve yoğunluğu bakımından ateşkes sürecinin en ciddi ihlali olarak nitelendiriliyor.

Anlaşmanın İhlal Edilen Maddeleri

Ateşkes anlaşması gereği, İsrail güçlerinin Şubat 2025'e kadar Lübnan'ın güneyinden tamamen çekilmesi gerekiyordu. Bu tarihe kadar büyük bir kısmı geri çekilse de İsrail, bazı stratejik noktalarda mevzilenmeyi sürdürdü. Bugünkü saldırılar, anlaşmanın 3. ve 5. maddelerine açık bir aykırılık teşkil ediyor.

Lübnan hükümeti, saldırıları kınayarak bu durumu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıyacağını açıkladı. Başbakan, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu saldırılar, ateşkesi tamamen işlevsiz hale getirmektedir. Uluslararası toplumun bu ihlallere karşı ortak tavır alması zorunludur” ifadelerini kullandı.

Bölgesel Etkiler ve Uluslararası Tepkiler

Lübnan'da yaşanan bu gelişme, bölgede zaten kırılgan olan güvenlik dengelerini daha da sarstı. Hizbullah hareketinin saldırılara misliyle karşılık verme yönündeki tehditleri, çatışmanın yeniden tırmanma riskini artırıyor. İsrail tarafından ise saldırıların “Hizbullah’a yönelik meşru savunma” çerçevesinde gerçekleştirildiği savunuluyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, olağanüstü bir oturum düzenleyerek ateşkes ihlallerini ele aldı. Konsey üyeleri, taraflara itidal çağrısında bulunurken, bölgeye barış gücü takviyesi önerisi gündeme geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, her iki tarafa da ateşkese uyma çağrısı yaparak gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaların yoğunlaştırılacağını bildirdi.

Diplomatik Girişimler ve Ateşkesin Geleceği

Bölgesel aktörler, özellikle Fransa ve Mısır, taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. Fransa, Birleşmiş Milletler nezdinde yeni bir ateşkes kararı taslağı hazırladı. Bu tasarıda, İsrail güçlerine çekilme için net bir takvim verilmesi ve ihlallerin denetlenmesi için etkili bir mekanizma kurulması öngörülüyor.

Arap Ligi de olağanüstü toplanarak Lübnan’a tam destek verdi. Katar ve Suudi Arabistan, Lübnan hükümetine insani yardım ve yeniden imar desteği için kaynak aktaracağını açıkladı. Ancak diplomatik girişimlerin, sahadaki güç dengeleri göz önüne alındığında ne ölçüde sonuç vereceği belirsizliğini koruyor.

İnsani Durum ve Sivil Kayıplar

Saldırıların gerçekleştirildiği bölgelerde yaşayan yüzlerce aile, güvenli bölgelere göç etmek zorunda kaldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, bugünkü saldırılarda en az 12 sivilin hayatını kaybettiğini, 50’den fazla kişinin yaralandığını duyurdu. Hayatını kaybedenler arasında kadın ve çocukların bulunması, uluslararası toplumda büyük infial yarattı.

Saldırıların Hedef Aldığı Bölgeler

Yerel kaynaklar, hava saldırılarında başta sağlık merkezleri ve okullar olmak üzere sivil altyapının da hedef alındığını bildiriyor. Güney Lübnan’da 3 ana su hattı ve 2 elektrik trafo merkezi vuruldu. Bu durum, bölgedeki temel hizmetlerin çökmesine yol açtı.

BM Mülteci Ajansı, Lübnan’da son haftalarda iç göçün yeniden arttığına dikkat çekti. Ajansa göre, çatışmaların sürdüğü 2024 yılında yerinden edilen yaklaşık 1 milyon kişinin bir kısmı evlerine dönmüşken, yeni saldırılar nedeniyle tekrar göç dalgası yaşanıyor.

Uzman Görüşleri ve Gelecek Projeksiyonları

Ortadoğu uzmanları, bu saldırıların doğrudan geniş bir savaşa dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu ancak ateşkesin kalıcılığı konusunda kaygıların arttığını belirtiyor. Tel Aviv merkezli güvenlik analisti, “İsrail’in Lübnan’a yönelik bu tür sınırlı operasyonları, Hizbullah’ı caydırmayı amaçlıyor. Ancak her ihlal, karşı tarafın yeniden yapılanmak için meşruiyet zemini bulmasına neden oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Hizbullah lideri Nasrallah’ın son yaptığı konuşmada, “Ateşkese bağlıyız ama işgal devam ettiği sürece meşru savunma hakkımızı da kullanırız” şeklindeki mesajı, taraflar arasında yeni bir çatışma döngüsüne girilebileceğinin işareti olarak okunuyor. Uzmanlar, taraflar arasındaki güvenin tamamen kaybolduğunu ve uluslararası garantörlerin daha aktif bir rol oynaması gerektiğini vurguluyor.

Bölgesel Güvenlik Açısından Olası Senaryolar

Uzmanlara göre olası senaryolardan ilki, saldırıların Hizbullah’ın sınırlı karşılık vermesiyle sona ereceği ve diplomatik girişimlerin yeniden ivme kazanacağı yönünde. İkinci senaryo ise küçük bir kıvılcımın büyük bir bölgesel çatışmaya dönüşmesi. Bu durumda sadece Lübnan değil, Suriye ve dolaylı olarak diğer bölge ülkeleri de etkilenebilir.

Uluslararası kriz grubu, yayımladığı raporda, “Lübnan-İsrail hattındaki mevcut durum, savaşın eşiğinde bir ateşkese işaret ediyor. Kapsamlı bir siyasi çözüm olmadan bu döngü her an yeniden patlayabilir” uyarısında bulundu. Bu nedenle, bugünkü saldırıların tamamen kazara ya da sınırlı bir hamle olmaktan öteye geçme riski bulunduğu belirtiliyor.

Sonuç ve Değerlendirme

İsrail’in Lübnan’a yönelik bu geniş çaplı hava ve kara saldırıları, ateşkes rejiminin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İmzalanan anlaşmanın gereği olan kademeli çekilmenin tam olarak uygulanmaması, bölgedeki güvenlik açmazını derinleştiriyor.

Önümüzdeki günlerde diplomatik temasların yoğunlaşması ve uluslararası toplumun daha kararlı adımlar atması, taraflar arasında yeniden güven inşası için kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, Lübnan’ın ve tüm Ortadoğu’nun yeni bir savaş sarmalına sürüklenmesi kaçınılmaz görünüyor. Dünya, bu kez kalıcı bir çözüm için geç kalmamalı.

#Diplomasi #Ortadoğu #savaş #ateşkes #saldırı #İsrail-Lübnan